bodrum escort bursa escort
gay porno
Haber Detayı
10/01/2017 - 7:42 Bu haber 153 kez okundu
 
Çin’den Anadolu’ya “Kervan Hikayesi”
Türkiye’nin sayılı projeleri arasında yer alacak olan Kervan Belgeseli hakkında belgesel uygulayıcı ve Yapımcısı İbrahim Dıvarcı ile bir röportaj gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanlığı himayesinde olan proje, Türkiye’de 4K kalitesinde drama dalında çekilen ilk belgesel olma özelliğini taşıyor
Konya Haberi
 Çin’den Anadolu’ya  “Kervan Hikayesi”


Mustafa Karakaya: İbrahim Bey, öncelikle nedir Kervan Belgeseli ve belgesel bize neyi anlatıyor?

İbrahim Dıvarcı : Kervan projesi öncelikle tarihi İpek Yolu’nun Anadolu’dan geçen yaklaşık 2 bin kilometrelik kısmını anlatan bir belgesel. Bakıldığı zaman aslında İpek Yolu’nun birkaç farklı güzergâhı var. Bizde bu yolun Türkiye’den geçen kısmını anlatıyoruz. Belgeselimiz Selçuklular dönenimi anlatıyor ve yani 12 ila 13. Yüzyıllar diyebiliriz. O dönem tabii ki Anadolu Selçuklu Devleti, Büyük Selçuklu’nun mirasını devam ettiren bir devlet konumunda. Anadolu Selçuklu’nun, tarihi İpek Yolu üzerindeki kervan yolunu kullanarak ticareti canlandırmak ve bunu bir iktisadi faaliyet olarak kullanması önem kazanıyor. Bu yolun memleketin kalkınmasında kullanmayı Anadolu Selçuklu’da kabul ediyor ve Anadolu Selçuklu döneminde Konya, her zaman olduğu gibi yine çok önemli bir merkez. Hatta bunu İpek Yolu ile bağlamak gerekirse Konya’nın yanında Kayseri, Sivas, Erzurum, Alanya, Antalya, Tokat, Amasya, Niksar, Divriği ve Ahlât gibi yerleşim yerleri de önemli bir konuma sahip yerler. Konya konusunda ise o dönem için dünyanın merkezi Konya demek hiç yanlış olmaz. Hatta herkesin bildiği bir tabir olan “Gez dünyayı gör Konya’yı” derler ya onun gibi işte. Bu belgesel bir yönüyle de Konya’nın o dönemine ait izler taşıyan belgesel olarak da görülebilir. Çünkü dünyanın o dönemdeki en önemli merkezi Konya. Peki, bu neden böyle söylenir? O dönem iyi incelenir bakılırsa Konya alimler, arifler, tüccarlar ve askerler şehridir. Bu saydığımız isimler o dönem için ne kdar büyük önem arz ederse Konya’da bu kadar önemlidir. Bakın ne kadar saydığımız önemli isimler varsa hepsinin yolu bir şekilde Konya’dan geçiyor. İbni Arabi’den Konevi Hazretlerine, Hazreti Mevlana’ya kadar. Binlerce asker olsun ki Alaeddin Keykubat ordusuna bakıldığında zaman bunu çok rahat ve net olarak görürsünüz. Hatta bu duruma bilimi de ekleyebilir ve bilimin merkezi Konya diyebiliriz.

Mustafa Karakaya: Hocam anlattıklarınıza göre Konya gerçekten her anlamda önemli bir konuma sahip. Biraz da Kervan Belgeseli’nin içeriği hakkında bilgi verir misiniz?

İbrahim Dıvarcı : Belgesel konusuna gelecek olursak tarihi ve kadim İpek Yolu’na bakıldığı zaman bu 10 bin kilometrenin üzerinde bir yoldur. Bizde bu kadim yolun Türkiye’den geçen kısmını anlatmak istedik. Peki, bu yol güzergâhı neresi? Öncelikle Çin’den başlayan kadim İpek Yolu’nun Tebriz üzerinden Anadolu’ya gelen bir hattı vardır. İşte biz o hat üzerinden projemizi gerçekleştirdik. Anadolu için Iğdır’dan başlar bu yol. Biz de Iğdır, Erzurum, Erzincan, yukarı çıkın Tokat, Sivas, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Burdur ve son durak Antalya. İşte Türkiye’yi adeta çapraz şeklide geçen bu yol bin 920 kilometre. Bizde bu bahsetmiş olduğum yolu bizzat kat ettik. Belgeselimiz 12 bölümden oluşuyor ve her bölümde doğu masallarını anlatıyoruz. Tarihi kaynakları incelediğimiz zaman edindiğimiz bilgilere göre o dönem tabi ticaret kervanlar üzeriden yürüdüğü için uzun gecelerde masal anlatılması çok meşhur bir durum. Bir masalcı var ve yanan ateşine etrafında oturan yolculara, çocuklara veya ilgili kimselere anlatıyor bildiklerini. İşte bizde bu yolu deve ve atlarla kat ettik. Bir Selçuklu kervanı nasıl yürüdüyse bizde aşağı yukarı 800 yıl sonra aynı yolu, aynı şekilde kat ettik Bir de o dönemlere bakıldığı zaman doğu toplumları ve Anadolu Selçuklu’da masal anlatma geleneği çok beğenilen bir olay. “Neden masallar?” denebilir. Çünkü masallarda kıssa ve hisse meselesi vardır.  Bu masallar bir mesaj veriyor insanlara ve masallar aracılık ediyor buna. Kelile ve Dimne,  Bostan ve Gülistan ve mesneviden hikâyeler o zaman çok sevilen ve ilgi ile dinlenen şeyler. Bizde belgeselimizde dönemin şartlarını taşıdığı için her bölümün başında bu tür şeylere atıf yaptık. Bölüm başında hikâyeler yer alırken sonunda dram olarak bu hikâyelerin anlatılmasını sağladık.

Mustafa Karakaya: Gerçek anlamda belgesel içeriği olarak çok zengin anlamlara sahip. Meh o dönemin şartları aktarılıyor hem de anladığım kadarıyla sizler o dönemi yaşamış oldunuz. Peki sayın Dıvarcı ,  böyle kapsamlı bir proje fikri nereden aklınıza geldi ve en önemlisi destek var mı?

İbrahim Dıvarcı : Elbette var. Bakıldığı zaman çok geniş kapsamlı ve A sınıfı bir proje oldu bu belgeselimiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yani Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nın himayesine alındı ve bu belgesel için Sayın Cumhurbaşkanımızdan bir röportaj alacağız. Bu önemli bir gösterge. Yine projemizin partnerlerinden en önemlisi ve ana sponsoru Türk Hava Yolları.  Projenin fikri boyutuna bakılırsa şuan da Çin’den Londra’ya uzanan yeni bir İpek Yolu konuşuluyor. Sayın Cumhurbaşkanımızda bunun canlandırılması için ciddi gayretleri var. Bunun bir refah projesi ve ekseni oluşturmasını arzu ediyor. Burada şuna dikkatinizi istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı şöyle bir mesaj veriyor. Bir zamanlar ticaretle, İpek Yolu ile hoşgörü ortamı ve birlikte yaşama pratiği oluşturulabilmiş. Türklerde buna ön ayak olmuş. Çünkü Müslüman medeniyeti dünyada o dönmem için hiç kimsenin görmediği kadar barış adası oluşturdu. Samanoğlu, Karahanlı ve Gazneli ve hasleten en önemlisi Selçuklu. ‘Selçuklu Barışı’ dediğimiz bir dönemde yüzlerce etnik unsur, mezhep ve dini inanışın bir arada olduğu toplumda insanlar dışarıda çok ciddi savaşların olmasına rağmen yaşayabilmişler. Örnek olarak Haçlı seferleri. Düşünün Haçlı Seferleri ile Anadolu’nun Müslüman kimliğine zarar verilmek isteniyor ama Anadolu Selçuklu’nun Hıristiyan tebaası huzur içinde yaşayabiliyor. Bunu kim bizlerden, Anadolu Selçuklu’dan başka kim sağlayabilir? Çok kolay başarılabilecek bir şey değildir bu önemle altını çizmek isterim. Sayın Cumhurbaşkanı buna atıfla şunu düşünüyor; ‘Çin’den Londra’ya yeni bir refah kuşağı oluşturmak. Bununla beraber gelir dağlımı adaletsizliği, fakirliği, açlığı ve savaşları önlemiş olmak. Bizde bu referansı zihnimizde bulundurduk. Bunun ardından Kervan Belgeseli’ni çektik. Türkler 4 bin yıldır tarih sahnesinde olan bir millet. Misafirperver, zorda kalana ve mazluma kucak açan bir millet. Bunun birçok örneği mevcut. Anadolu Selçuklu’dan örnek verelim. O dönemde handa kalması gereken ama parası olmadığı için kalamayanları düşünen bir bakış açısı var. Bunun için vakıflar inşa edilmiş. Yine başka bir örnek, iki han arasında tüccarın malına herhangi bir zarar gelirse bunu ödeyebilmek için vakıflar kurulmuş. Bakıldığı zaman bu ileri bir bakış açısı ve gerçekten ileri bir dönemi gösteriyor. İşte bizler bunu doğru anlatmak çabası içinde önemli gayretler sarf ettik. Özetlersek bu fikri yapı içinde hareket ettik ve çalışmalarımızda önemli destekler aldık. Çekimlerin yapıldığı yerlerde Cumhurbaşkanlığı himayesinde bir proje olduğu için gerek belediyeler gerek kuruluşlar, üniversiteler ve birçok kesim yanımızda durdu. Her anlamda çok ciddi destekler gördük. Dünya çapında bir iş olacak. Türk Hava Yolları bu belgeselimizi kendi uçaklarında yer alan yayın sistemlerinde gösterecek. Bir başka bilgi daha vereyim TRT 1’de yayınlanmasını bekliyoruz belgeselimizin. Büyük bir ihtimal yayınlanacakta. Her yönüyle A sınıfı bir proje oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız önümüzü açtı ve bizde bu güveni boşa çıkarmayacağız. Daha önce büyük Selçuklu Mirası’nı çekmiştim. Onu da Sayın Abdullah Gül bey himaye etmişti. Hatta Sayın Abdullah Gül şunu söylemişti; “Keşke Türkiye bu tür projeleri 20-30 yıl önce yapsaydı ve ilerisini yapabilseydik.” Biz de bu minvalde Anadolu Selçukluyu yaptık, Büyük Selçuklu’yu yaptık, Mevlevi Haneleri yaptık bakarsınız yarın bir gün Malazgirt’i yaparız.

Mustafa Karakaya: İbrahim Bey, söylemiş olduğunuz şeyler gerçekten çok ciddi şeyler. Gerek fikri yapısı gerek destek alması açısından. Şunu sormak istiyorum, biraz daha detaya girecek olursak projenin başka ayakları var mı? Ve tabi böyle büyük bir proje de kimler yer aldı?

İbrahim Dıvarcı : söylediğiniz gibi bu proje büyük emeklerle yapıldı ve büyük destekler gördü. Çok geniş bir kast oyuncu ile çalıştık. Bin 920 kilometrelik yolu fiilen kat etmiş ve bazen 120 kişiyi bulan bir ekip çalışması. Öncelikle bu projenin 3 ayaklı olduğunu söylemeliyiz. Bunlardan ilki anlattığım gibi 4K teknolojisi ile çekilmiş drama tarzında her biri 30 dakikadan oluşan 12 bölümlük Kervan Belgeseli. İkincisi Anadolu Selçuklu dönemini kervansaraylarını anlatan bir kitabı var.  Prof. Dr. Osman Eravşar’ın kaleme aldığı Yolların Tanıkları adlı kitabı. Kitabın özelliğine bir atıfta bulunmak istiyorum. Kervansarayları anlatan çokça çalışmalar var ama bu çalışma kervansaraylarımıza bütüncül bakıyor. Günümüze ulaşan 150-160 civarında han ile ilgili birebir bilgi verip adeta bilgilerimizi güncellememizi sağlıyor. Projemizin üçüncü ayağı ise Kervan Belgeseli’ni anlatan “Kervan’ın Hikâyesi’ adlı kitabımız. Aslında bu tür kitaplar Türkiye’de çokça yayınlanması gerekir. Bu tür işler sayesinde hem tarihi değerleri koruyor hem de insan yetiştiriyoruz. Batılıların yaptığı belgesellerin Türkiye’de yapılanlardan daha çok izlendiği bir hakikat. Sebebi nedir? İlginizi çekiyor dil ve anlatım yönüyle. Biz yeni bir dil inşa etmeliyiz. Birçok projeye bakın görüntü üzerine ses okunuyor. Bunun üzerine harita veya animasyon giriyor mu yok. Mesaj anlatıyor mu? Hayır. Belgesel elbette bilgi vermek anlamına gelir. Ama bilgi vermek kadar bilgiyi nasıl vereceğiniz konusu da çok önemli. İşte bu Kervan Belgeseli ile biz yeni bir dili inşa etmeye çalışıyoruz. Bu alanda yeni diller inşası gerçekten çok önemli bir konu.

Dilerseniz sorunuz üzerine birde bu projede yer alarak büyük emekler veren yol arkadaşlarımızdan bahsetmek istiyorum. Projemizin Bilim Editörlüğünü Prof. Dr. Osman Eravşar, Uygulayıcı yapımcı İbrahim Dıvarcı , projenin yapımcıları Tamer Yiğit ve Ömer Faruk Çetin, Yönetmenimiz Fatih Sezgin, Konsept Danışmanımız Sadık Yalsızuçanlar, metin yazarımız Yardımcı Doçent Doktor Tacettin Şimşek, senaryo grubunda ise Fatih Sezgin, Mehmet Balaban, İbrahim Dıvarcı, Sadık Yalsızuçanlar ve Temel Dıvarcı bulunuyor. Bunun dışında Görüntü Yönetmeni Serkan Özkan,  Müzik ise Türkiye’nin önde gelen isimlerinden Gökhan Kırdar.

PROJE İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER

Yaklaşık 6 ay hazırlık aşamazından sonra 1 sene önce çekimlerine başlanan Kervan Belgeseli çok taraflı bir proje olarak hayata geçti. Başta Cumhurbaşkanlığı, Türk Hava Yolları olmak üzere belediyeler, üniversiteler ve birçok kişi tarafından deste gördü. Proje maliyeti yaklaşık 1 milyon doları bulan projenin en büyük özelliği 4K görüntü teknolojisinin kullanıldığı ilk dram belgeseli olması.  Projenin şuanda yüzde 90’lık kısmı bitti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın röportajı ve eklemeler sonrasında birkaç hafta içerisinde yayına hazır hale gelecek.   (Mustafa KARAKAYA)

Etiketler: Çin’den , Anadolu’ya , , “Kervan , Hikayesi” , ,
Bizim Gazete
Namaz Vakti
En Çok Okunanlar
Arşiv
Yazarlar
izmir escort escort izmir antalya escort denizli escort
patent