Yazı Detayı
16/02/2015 08:40:00
 
 Ahmet ERYILMAZ HAKKI HAK, BÂTILI BÂTIL GÖSTER ALLAH'IM!
Ahmet ERYILMAZ
 
Dünya kuruldu kurulalı hak ile bâtıl mücadelesi süregelmiş, kıyâmete dek de sürecektir. Hakkı seçip, haktan yana olanlar, hep üstün gelmiştir ve geleceklerdir; bâtıldan yana olup, bâtılın peşinde koşanlar ise hep kaybetmiştir ve kaybedeceklerdir.
Allah Teâlâ'nın insanlar için seçip râzı olduğu, Peygamber Efendimiz'e vahyettiği hakikatler, hakkın ta kendisidir, dîn-i mübîn-i islâm'dır, Kur'ân-ı Hakîm'dir. Muhabbet, huzur, esenlik, âfiyet, hidâyet, inâyet, lutuf, şifâ ve rahmet ondadır, onun sayesindedir(1). 
Hakikate; yani, Kur'ân-ı Hakîm'e ve Allah Resûlü'nün yoluna tâbî olanlara dünyada da âhirette de nimet ve lutuflarla dolu hoş bir hayat vâdedilmiştir(2). Bâtıl ise, yok olup gitmeye, bir buz gibi eriyip tükenmeye mahkûmdur(3).
Müslümanlar olarak hak-bâtıl mücadelesinde haktan yana olmaya, hakkı üstün tutup kaldırmaya, hakkı tavsiye etmeye ve hak üzere yaşamaya me'mûruz(4). 
Kur'ân-ı Hakîm'e, Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem'e ve O'nun mübârek sünnetine, kadınıyla erkeğiyle müslümanlara yapılan saldırılara, zulümlere ve hatta katliâmlara sessiz kalmamak boynumuzun borcudur; insanlık ve müslümanlık görevimizdir. Bu hususta Fahr-i Kâinât sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz'in şu hadîsi, çoğumuzun mâlûmudur: “Kim bir kötülük/hoş karşılanmayan bir şey görürse, onu eliyle değiştirsin. Eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle değiştirsin ki, bu, imanın en zayıf hâlidir(5). 
” Allah'a karşı sorumluluk duygusuna sahip her müslüman, bu hadîs-i şerîfin muhâtabıdır. Gücü yettiği ölçüde eli ile değiştirmeli; fiilen müdâhale etmelidir. Buna güç yetiremiyorsa, diliyle müdâhale ederek değiştirmeli; sözel olarak yanlışa karşı çıkmalı ya da nasihatte bulunmalı, doğruyu yanlışı söylemelidir. Buna da güç yetiremiyorsa bir müslüman, o zaman, kalben karşı koymalı, Allah ve Resûlü'nce hoş karşılanmayan bir işi çirkin görmeli ve el etek çekmelidir. Kalben karşı koymak, tabii ki el ve dille yapılan müdâhale gibi olamaz; ama Peygamberimiz bu sözüyle, elinden hiçbir şey gelmeyen kimsenin bile, hiç değilse kalben hakkın tarafında, güzel ve iyinin tarafında olmasını istemektedir.
     Günümüzde de elimizle, dilimizle, kalbimizle karşı konulacak nâhoş/münker durumlar birbiri ardınca ortaya çıkıyor. Üstelik bunlar öyle, hadîs-i şerîfte zikrolunduğu gibi nâhoş/münker şeyler de değil; daha ağır ve îtikâden daha tehlikeli hususlar aslında. Meselâ salât-ü selâm getirmenin, salavât-ı şerîfe okumanın; -gûyâ- Peygamberimizin âhirette şefaat hakkının olmadığının, imam hatip liselerinde ve ilâhiyat fakültelerinde, öğrencilere empoze edilmesi... Yine hacca ve umreye giden aşklı(!) ve cezbeli(!) bazı kimselerin, Uhud Meydanı'nda ya da benzeri yerlerde Peygamberimizle karşılaşıp kucaklaşmaları, O'nun elini öpmeleri gibi riyâ ve yalan kokan hikâyeleri... Ve daha ne hikâyeler, ne menkıbeler...
     Kur'ân-ı Hakîm'in en az beş âyeti, Peygamberimize ve Allah'ın dilediği kimselere -Allah'ın izniyle- şefaat yetkisi verileceğinden bahseder. Salât-ü selâm ya da salavât-ı şerîfenin de, dînî vecîbelerimizden olduğunu, Peygamberimize sanki bir taraftar olmamızın göstergesi olduğunu anlatmak, herhalde burada söz isrâfı olur. Evliyâullâh ise, Allah'a dost olmuş ve her dâim Allah ile olan kimselerdir. Kerâmetleri haktır, Allah'ın onlara bir lutfudur. Lâkin, Peygamber Efendimiz'le karşılaşıp kucaklaşmak, mübârek elini öpmek -her nasılsa- evliyâullâhta görülebilecek bir hâl iken; riyâkârlarda, yalanı tığın üstünde durduran tiplerde bu hâl nasıl tecellî ediyor, anlamak zor(!) gerçekten...
     Rabbim nefislerimizi ve kalplerimizi ıslâh eylesin. Peygamber Efendimiz'in şerefli sünneti üzere ayaklarımızı sâbit kılsın. Hakkın zıddı olan bâtıldan, nâhoş/münker olan şeylerden yüz çevirebilmeyi nasîb eylesin. Bir nevî gizli şirk olan riyâdan ve münâfıklık göstergesi yalandan cümlemizi muhâfaza eylesin. Allah'ım! Bize hakkı hak olarak göster ve ona sarılmayı nasîb et; bâtılı da bâtıl olarak göster ve ondan uzaklaşmayı nasîb eyle! Âmîîn...
 
DİPNOTLAR:
(1) Yûnus: 57.
(2) Nisâ: 69-70.
(3) İsrâ: 81.
(4) Asr: 3.
(5) Müslim, Îmân 78; Tirmizî, Fiten 11.
 
Yorumlar
Diğer Yazılar
Bu dergiye destek verin!
Tıklanma: 106
HAKKI HAK, BÂTILI BÂTIL GÖSTER ALLAH'IM!
Tıklanma: 161
İNÂYET İÇİN İCÂBET ŞART
Tıklanma: 103
MÜJDELERE GÜVENİP AMELİ BIRAKMA !
Tıklanma: 83
FEDÂKÂRLIK YÂ HÛ...
Tıklanma: 82
İmânî ve Ahlâkî Olgunluk İçin BEŞ ESAS
Tıklanma: 96
EN GÜZEL ÖRNEK Sallallâhu Aleyhi Ve Sellem'e Muhtâcız
Tıklanma: 88
KİM AKILLI?!
Tıklanma: 83
HAYIRLI ÜMMET,ÜMMET-İ MUHAMMED...
Tıklanma: 79
DİLİMİZ ve KONUŞMA ÂDÂBIMIZ
Tıklanma: 905
Kerem Sâhibi Resûl-İ Ekrem
Tıklanma: 650
KEREM SÂHİBİ RESÛL-İ EKREM sallallâhu aleyhi ve sellem - I
Tıklanma: 1304
Meftûn Olduğumuz Kadar Makbûlüz
Tıklanma: 703
ŞEMÂİL ve HİLYE-İ NEBEVÎ
Tıklanma: 874
ATEŞE Mİ DÜŞMEYE ÇALIŞIYORUZ?! - II
Tıklanma: 696
ATEŞE Mİ DÜŞMEYE ÇALIŞIYORUZ? (I)
Tıklanma: 762
KAZANANLAR ve KAYBEDENLER
Tıklanma: 722
EYYÜHE'L VELED! - (II)
Tıklanma: 596
EYYÜHE'L VELED! - (I)
Tıklanma: 526
O'NA TESLÎMİYET GÖSTERİN!
Tıklanma: 472
ZÜ'L-HİCCE AYI ve KURBAN'A DÂİR
Tıklanma: 485
SAHİP ÇIKIP ŞÜKRETMELİ ve NANKÖRLÜK ETMEMELİ
Tıklanma: 511
SALÂT-Ü SELÂM, ALÂMET-İ FÂRİKAMIZDIR!
Tıklanma: 504
?SÜNNET?SİZLER, ÂHİRETİMİZE MÂL OLABİLİR!
Tıklanma: 468
NÂFİLELER SİGORTAMIZDIR!
Tıklanma: 468
İŞİMİZ İSTİŞÂRE İLE
Tıklanma: 508
DİLİMİZ ve ELİMİZ, ÂKIBETİMİZİN HABERCİSİDİR.
Tıklanma: 478
KADRİMİZİ YÜCELTEN KUTLU GECE
Tıklanma: 427
CEMAATE DEVAMLILIK ÎMÂN ALÂMETİDİR!
Tıklanma: 590
AYNI ŞEVKLE AYNI SEYİRDE DEVAM
Tıklanma: 538
RAHMET AKŞAMLARI MI TERÂVÎH Mİ?
Tıklanma: 482
KUR'AN'LA BAĞIMIZ
Tıklanma: 427
BEDEN ve RÛHUMUZUN MÜREBBÎSİ ORUÇ
Tıklanma: 467
RAMAZÂN-I ŞERÎF
Tıklanma: 500
İYİ MAHSÛL İÇİN...
Tıklanma: 438
İSTİĞFÂR'I BIRAKMAMALI
Tıklanma: 489
İTİBÂR KAYBETMEDEN KULLUĞA GAYRET ETMELİ
Tıklanma: 448
Mİ'RÂC ve NAMAZA DAİR
Tıklanma: 487
ZİKRULLÂH İLE DİLİNİ YAŞ TUT!
Tıklanma: 430
RAHMET-İ İLÂHÎ
Tıklanma: 470
KULLUK, HAYAT SERÜVENİMİZDİR!
Tıklanma: 404
BİRLİKTE YAŞAM ve ARI DURU KALP
Tıklanma: 414
GÜZEL AHLÂK, MUHAMMEDÎ AHLÂKTIR!
Tıklanma: 442
Sadâkatimiz kadar sadakamız vardır! -2
Tıklanma: 415
SADÂKATİMİZ KADAR SADAKAMIZ VARDIR! - I
Tıklanma: 399
Cennet, Mücâhid Müslümanın Karargâhıdır.
Tıklanma: 429
KARDEŞLİĞİMİZ
Tıklanma: 433
KİŞİ, SEVDİĞİ İLE BERABERDİR!
Tıklanma: 464
Muhabbetimiz Neye?
Tıklanma: 425
İKİSİ BİR ARADA, BİZ NEREDEYİZ?
Tıklanma: 450
Bizim Gazete
Hava Durumu
KONYA
Namaz Vakti
En Çok Okunanlar
Arşiv
Yazarlar
sivas escort sivas escort tekirdağ escort tekirdağ escort trabzon escort trabzon escort trabzon escort usak escort usak escort yalova escort yalova escort yalova escort yalova escort zonguldak escort ihbarweb.co cixsohbet.com instagram takipci kasma instagram takipci hilesi