Yazı Detayı
27/05/2017 08:45:52
 
 Necati DEMİR Emek-yoğun seri üretimden esinlenmeyle zihin-yoğun sistematik düşünce
Necati DEMİR
 

İslam’ın safiyeti, Emevi ve Abbasi Devlet geleneği, Bizans’ın kurumsal yapısı, bizim Anadolu Selçuklu Devletini ve Osmanlı İmparatorluğunu kurmamızı sağladı. Küçücük bir beylikten Anadolu Selçuklu Beyliklerinden herhangi birini değil yalnızca Bizans’ı hedef aldığımız için ilahi emir gereği yüceldik aziz olduk. Sonra oklarımızı kendimize yönelttik zelil olduk. Zara Müftüsü Hüseyin Raci Efendi’nin dediği gibi Aziz-i kavm idik a’da (düşman) zelil kıldı bizi. Zaman nitelik, dönem zihin çağıdır. Anadolu’ya başlangıçta göçebe olarak geldik, aradan geçti 950 yıl. Ancak Devlet geleneğimizin yozlaşmış tortularından kalma “Bizde kervan yolda düzelir”, diye kuramsız pratik etkisini sürdürüyor. Kuram, nazariye, teori nedir? Bunları kurulmaz, aşılmaz, imkansız işler diye anlamayalım.

Kuram dediğimiz şey, herhangi bir doğal ve toplumsal olgu ya da olayın açıklanması için ortaya konulmuş düşünce tasarımıdır. Biz de ne yapacaksak, onun kakında daha önce ne yapıldığını, olgu ya da olayın tabiatının, gereklerinin ne olduğunu düşünerek onun tasarımını yapmaktır. Anlaşılacağı üzere bu tasarım meselesi, neden düştüm diye, düşüneceğimize, düşmezden önce düşünmektir. Yani düşünme eylemini konuşma ve eylemin önüne almaktır. Çünkü düşmeden önce düşenler ayakları üzerine, düşünmeden düşenler ise başları üzerine düşmektedirler. Hint rahipleri düşünce mi söz mü öndedir diye tartışmışlar. Aralarında anlaşamayınca Tanrı Brahma’ya başvurmuşlar. O da, “küçüklerin büyükleri takip etmesi nasıl zorunlu ise sözün/eylemin de düşünceyi izlemesi öylece zorunludur”, der. Bu yüzden düşünce söze, söz eyleme dönüşmedikçe hiçbir şey düzenli olarak gerçekleşmez      

11. asrın ortalarında Anadolu’ya at sırtında gelmişiz, 1865-1867 yıllarında Hareket-i Islahiye çalışmalarıyla Toroslardaki Yörükleri zorla iskan etmişiz. Ancak at özlemi ve keçi otlatma gönlümüzden hiç çıkmamış. Bu nedenle latife olarak da söylense bir açıdan gerçeklik payı taşıyan “Türkler attan inmedi, düştü”, sözü manidardır. Göçebe Felsefesi der ki,           

Ekin ekme eğlenirsin/Bağ dikme bağlanırsın

Sür keçiyi, çek deveyi/Gittikçe beğlenirsin.  (Ahmet Özdemir, Avşarelleri Dergisi, Sayı 2, 2007, s. 7).

Toplumun geneli farklı ölçüde ve durumda, frekansta da, olsa zihni mentalite olarak göçebelik formatından bir türlü kurtulamıyor. Toplumun üst ve orta gelir grubundaki insanımız bile lüks dairelerde yaşıyoruz ama gönlümüz tarlanaın/bağın takımında yürüyor gibiyiz. Ne plan var ne kuramımız, düşünce yetimiz rafa kaldırılmış durumda. Toplumda yaşıyoruz ama bir kişilik düşünüyoruz.

Luther’den sonra 16. Yüzyılda ortaya çıkan Protestanlığına ve daha sonra kapitalizmin doğuş aşamasında ekonomik kalkınmaya önemli bir engel konumundaki asketizm (ötedünyacı çilecilik ahlakı) anlayışını dünyevileştiren Alman düşünürü Calven (1509-1564)’e göre, Hıristiyanların ebedi kurtuluşa ermesi için “kaderde tayin edilen dünyevi vazifelerin en iyi bir şekilde yapılması, ortak çalışılması ve işbölümü yapılmasıyla mümkündür”.

Kalvin’in bu yaklaşımıyla Hıristiyan Avrupa’da artık asketik ahlak yerini, dünya nimetlerini dermeye, toplamaya ve giderek sömürmeye doğru evrim geçirecek ve 19. asırda kapitalizmin kuramcılarını hazırlayacaktır. Sonuçta seri üretimi gerçekleştiren Batıdaki bu atılımla Osmanlının tek tek bireysel tezgaha dayalı gedik sistemini iktisat tarihinin derinliklerine gömecek ve dışa bağımlılığa mahkum ederek Devlet-i Aliyeyi batılı devletler karşısında duyunu umumiyeye düşürecektir.   

Biz akademisyenlere düşen görev; halkın sorunlarını belirlemede ve çözümünü bulmada yararlı olacak düşünceleri nerede ya da kimde bulursak onları işleyerek toplumun önünü açmak zihni, kalbi teknik ilerleme ve ekonomik kalkınmanın gerçekleştirmesinde ona katkı sağlamak, olmalıdır. 

Calven’den esinlenmeyle yörenin zihni ve kalbi enerjisini bir araya getirip işbirliği içinde nasıl işbölümü yaptırılabileceğini yöremizin zihni ve kalbi enerjisini toplamanın nasıl mümkün olacağını düşündüm. Kanaatim odur ki, bir insan hiçbir dünyevi çıkar ve itibari mevki, makam ve siyasi ikbal kaygısı taşımadan sırf hakikatin ortaya çıkarılması için düşünüyor, araştırıyor, soruşturuyorsa, o kişi hakikate bir nebze de olsa yaklaşacaktır.

Bir zamanlar, yabancılar ülkemizi gezdikleri sırada güçlü cazibeye sahip üzerine baraj, su bendi kurulmamış akarsularımızı görünce, “Türkiye’de nehirler akar, Türkler bakar”, derlermiş. Günümüzde övünç ve kıvanç kaynağı haline gelen barajlarımız, su bentlerimiz ve yapay göllerimizin varlığı yavaş yavaş kendimize geldiğimizin göstergeleridir.

 Akarsu kaynaklarının heba olmaması için nasıl baraj, su bentleri ve yapay göller yapıp yazın kavurucu sıcaklarda bağ ve bostanlarımıza, ekili-dikili arazilerimize can veriyorsa düşünce üreten insanların çeşitli vesilelerle birbirleri arasında yaptıkları tartışmalarda ortaya koydukları düşünceleri de kayda geçirip bir düşünce havuzu oluşturup bunlardan yararlanabiliriz. Aynı düşünce kulvarında birlikte çalışan düşünürler sanayi alanındaki seri üretim alanlında çalışanlar gibi işbölümü yapabilmeli, zihin dünyasında da sistematik düşünceye geçilebilmelidir. Bunun için çeşitli platformlar oluşturarak yörenin zihinsel birikimi olan kişilerine birlikte, işbölümü yaptırarak onların düşüncelerinin olgunlaştırılması mümkün olacaktır.

Yorumlar
Diğer Yazılar
Geçmişte ve Günümüzde Büyük Adam ve Büyük Devlet Olmak(1)
Tıklanma: 92
Emek-yoğun seri üretimden esinlenmeyle zihin-yoğun sistematik düşünce
Tıklanma: 283
Siyasi Gerginlikten Uzlaşmaya ve Ekonomik Durgunluktan Refah Toplumuna
Tıklanma: 41
Siyasi Gerginlikten Uzlaşmaya ve Ekonomik Durgunluktan Refah Toplumuna
Tıklanma: 281
Siyasi Gerginlikten Uzlaşmaya ve Ekonomik Durgunluktan Refah Toplumuna
Tıklanma: 162
Siyasi Gerginlikten Uzlaşmaya ve Ekonomik Durgunluktan Refah Toplumuna
Tıklanma: 209
Gösterilmeye Çalışılan Batı, Olduğundan Çok Farklı (2)
Tıklanma: 469
Gösterilmeye Çalışılan Batı, Olduğundan Çok Farklı (1)
Tıklanma: 317
Yılbaşı Gecesi İstanbul?daki Terör Eylemi Üzerine
Tıklanma: 351
Toplumsal Değişim Olgusunun Doğası
Tıklanma: 453
Afşin Eshab-ı Kehf Camii ve Külliyesi Üzerine
Tıklanma: 330
Sadakatin Hedefini Yitirmesi Ya da Atalete Dönüşmesine Dair
Tıklanma: 402
Tarih Bilinci Üzerine (2)
Tıklanma: 357
Tarih Bilinci Üzerine (1)
Tıklanma: 392
Musibet Mükemmelliğe Dönüşür mü? (2)
Tıklanma: 395
Musibet Mükemmelliğe Dönüşür mü? (1)
Tıklanma: 370
Batı Uygarlığı Üzerine İki Saptama (2)
Tıklanma: 400
Batı Uygarlığı Üzerine İki Saptama (1)
Tıklanma: 390
İslâm Kültürü İçinde Sanat Sorunu (2)
Tıklanma: 445
İslâm Kültürü İçinde Sanat Sorunu (1)
Tıklanma: 409
Eğitimi Anlayışımıza Düşünsel Bir Yaklaşım (2)
Tıklanma: 521
Eğitimi Anlayışımıza Düşünsel Bir Yaklaşım(1)
Tıklanma: 665
Büyük Devlet Stratejileri
Tıklanma: 561
Hane-i Saadet ve Metafizik Vatan Kavramları Üzerine
Tıklanma: 663
Tarihin Zorunluluğu mu Gerekliliği mi?
Tıklanma: 531
Şoför Hacı Mehmet?in Gıpta Edilecek Düşünceleri
Tıklanma: 760
Kadın Hareketi, Kadın ve Erkeğin Bazı Nitelikleri
Tıklanma: 891
İncecik Hilâl Hareketiyle Bedire (dolunay) Dönüşür
Tıklanma: 582
Karganın Derneği Olur mu?
Tıklanma: 548
Erdemli Topluma Duyulan Özlem
Tıklanma: 520
Çanlar Yerli Kültürler İçin mi Çalmaktadır? (2)
Tıklanma: 532
Çanlar Yerli Kültürler İçin mi Çalmaktadır ? (1 Yazı)
Tıklanma: 532
Şimdi de Çanlar Kitle İletişim Araçlarından Uzak Olanlar İçin Çalıyor
Tıklanma: 612
Meğer Benim Başıma Neler Gelmiş de Haberim Yokmuş! (II)
Tıklanma: 565
Meğer Benim Başıma Neler Gelmiş de Haberim Yokmuş! (I)
Tıklanma: 583
Ölçülülük Önemli Erdemlerden Biridir
Tıklanma: 597
Yerli Oyunların Güncellenmesi Bağlamında Kültür Öğelerinin Envanterini
Tıklanma: 640
Sorun Çıkarmak Değil Sorunun Çözümünde Rol Almak
Tıklanma: 628
İnsana İlişkin Bilgi Kaynaklarımız ve İnsanın Neliği
Tıklanma: 644
İNSANI ANLAMAK
Tıklanma: 873
İnsanı Anlama Çabası
Tıklanma: 611
?Bunun Bahtı Sana Bakar?
Tıklanma: 760
Batının Teoriği Yetkinlik, Pratiği Acemilik Gösteren Projesi
Tıklanma: 643
İşlenmeyen Düşünceler İşlevini Yitirir
Tıklanma: 605
Bir Uzlaşı Işığı Aramak
Tıklanma: 584
Yaşadığımız Coğrafyada Onurlu Yaşamanın Şartları
Tıklanma: 550
Fransızları Kovduk bir de Başımıza Suriyeliler çıktı!
Tıklanma: 576
Başkalarının Düşünceleriyle Aydınlanmak
Tıklanma: 592
Yeni Türkiye?de İhmâl Edilen Metafizik Öğenin Öncelenmesi Zorunluluğu-
Tıklanma: 500
Yeni Türkiye?de İhmâl Edilen Metafizik Öğenin Öncelenmesi Zorunluluğu-
Tıklanma: 555
Bizim Gazete
Hava Durumu
KONYA
Namaz Vakti
En Çok Okunanlar
Arşiv
Yazarlar
sivas escort sivas escort tekirdağ escort tekirdağ escort trabzon escort trabzon escort trabzon escort usak escort usak escort yalova escort yalova escort yalova escort yalova escort zonguldak escort ihbarweb.co cixsohbet.com instagram takipci kasma instagram takipci hilesi